06 Kasım 2009 Cuma

FALAN FALAN

yazı yazmayı seviyorum.
en azından sevdiğimi düşünüyorum.
becerebiliyomuyum,bak onu hiç bilmiyorum.
bide böyle anlamsız bişekilde şiir yazıyomuş hissine kapılıp satır satır yazmaya özellikle bayılıyorum.
bide soru sormayı seviyorum.
aslında bunları okuyan pek fazla bir insan olmadığını da bildiğim halde cevabını alamayacağım sorular soruyorum(kendime).
* * *
hayat ne garip değil mi?
geçenlerde bir arkadaşımın(!)doğum gününü kutladım.kendisi bana cevap olarak sadece 'teşekkürler..' yazmış.
sağolsun tabii
ya onu yazmasaydı dimi?
-çok üzülürdüm...çoook!
B.

05 Kasım 2009 Perşembe

2010 AKB






Geçtiğimiz hafta 3 günlük süren bir eğitim için Sepetçiler Kasrı'ndaydım.O kadar muhteşem ve güzeldiki...Çok iyi bir deneyim oldu öncelikle...İçerik olarakta çok doyurucu ve önemli bilgiler edindik grupça.Reel hayatta çokta iyi bildiğim birçok şeyin aslında ne kadarda yanlış ve eksik olduğunu öğrendiğimi düşünmeye başladım bu 3 günün sonunda...O güne dair birkaç fotoğraf paylaşmak istiyorum...

30 Ekim 2009 Cuma

30.10.2009

Bazen o kadar çok istiyorum ki pes etmemeyi...Sadece ''Teşekkürler..'' yeterli mi bana?Kesinlikle hayır!Daha fazlası lazım,daha fazlası...

28 Ekim 2009 Çarşamba

takıntılar

envai çeşit takıntısı olabilitesi yüksek bir insanım aslında.ve en güzeli bu takıntılarımı çok seviyor olmam.herkesin ''kurtul şu takıntılarından!'' demesine rağmen ben asla onlardan vazgeçemiyorum.onları seviyorum ve onlarla mutluyum...ve son olarak;

ya hep ya hiç..nasip kısmet hayırlısı..

22 Ekim 2009 Perşembe

Okul iyidir,güzeldir





16 Ekim 2009 Cuma

Bazen?

Bazen kırılan bir onurdur,bazen de gurur,bazen de yanlışlıkla elinizden düşüveren bir su bardağıdır.Ne farkı vardır ki bunların birbirilerinden.Sonuçta hepsinin sonuda aynı değil midir?Önemli midir ki illada kırılan şeyin ne olduğu?Artık kimin umrundaki bunlar?
Herkesin suratında aynı ifadeler.Sanki hepimiz anlaşmış gibi hergün aynı somurtkan surat ifadelerimizi takıp dışarı öyle çıkıyoruz.Kimseyi düşünmek yok,anlayışlı olmak yok!

1i

Onun İstanbul da biryerlerde yaşadığını düşünmek,gazeteleri açıp benim okuduğum haberleri okuyup,benim seyrettiğim programları seyrettiğini hayal edip onu hiç görememek gerçekten üzücü...Hayat ne korkunç ne kadar da boş geliyor bazen?

10 Ekim 2009 Cumartesi

Yarım ekran,Yarım yazı,Yarım ......

Evet yine uzun zamandır yazmıyorum bu doğru aslında önce şöyle düzeltmeliyim bu cümlemi;yazamıyorum!
Niye mi?
Laptopumun ekranının yarısı şuan yok!Yarım ekranlada ancak bu kadar oluyor haliyle.

Birşeyin yarım kalması ne kadar da kötü öyle değil mi?Kimilerine göre aşk,kimilerine göre iş... ve bunlar gibi daha biçok şey yarım kalabiliyor bazen...Biz istesekte istemesekte...
Hele ki bazı şeyler var;yarım kalmasını asla ama asla istemediğimiz...
Ama onlar bile bitakım sebepler yüzünden bazen yarım kalıyor malesef...
Ne çok isterdim!!!
Ne çooooooooook!
Neyse...
B.

27 Eylül 2009 Pazar

no promises

Bazıları çok konuşur...
Bazıları çok susar...
Dengesizliklerle doludur zaten hayat dediğimiz bu şey.Bişeyler yaparsınız dikkat çekebilmek için belkide taktir edilmek için kimbilir ama sonuçta siz bişey yaparsınız!...Karşılık alamamak çok koyar bazende.Ufak bir gülümsemedir beklediğiniz...Yada içten bir bakış...Böyle de mütevazı şeyler arzularsınız siz işte zaten hep...Ama bu bile çok gelir bazılarına.
Yeri gelir sizde kırarsınız birilerini.Ama içiniz içinizi yer.Ama olmaz kırmadan başka türlü halledebileceğiniz düşünemezsiniz o an.Tek doğru gelen şey vardır o da ''öldürü son bir darbe'' !Belki bu da işe yaramaz.Üzülürsünüz ama iş işten çoktaan geçmiştir.
İşte öyle anların rahatlatıcı tüm bunlardan uzaklaştırıcı müzikleri vardır.Dinlersiniz onlardan bikaç tane...Yada benim yaptığım gibi ''aynı olay için aynı müzik arka arkaya''...
Peki ya tüm bunlar işe yaramış mıdır?
-KİMBİLİR..!

21 Eylül 2009 Pazartesi

Başka...

başka türlü bir şey benim istediğim.
ne kadar da doğru...benim için tabii..bu sıralar beni gayet güzel ifade eden ama ifade ettiği şeyide kendim dahil kimsenin anlayamıyacağı kadar gizli bir cümle bu.
ama hep sevdiğim gibi işte...belirsiz...
olduğu ile yetinemeyen ben!
istenilen şeyin bilinememesi gerçekten insanı biraz karamsarlaştırıyor aslında.ama gelin görinki ben alışkınım buna.

B.

05 Eylül 2009 Cumartesi

sonbaharımsı günler

yazmaya,çizmeye,çekmeye uzun bir ara vermişim.ha şimdi geri mi döndüm bilmiyorum!
ruh halim çok sık değişiyo bugünlerde.

yaz mevsimi nihayet bitti.sonbaharı tam olarak hissedememiş olsakda çok seviyorum bu mevsimi.miskinlik yok bunaltıcı bi hava yok vs.
insanlar hep biyerlere koşturuyorlar.okullar açılıcak.evet okullar demişken bende hergün 4 saatimi falan o da min.yani yollarda geçiricem.buna rağmen bu mevsimi seviyorum işte.sonbaharda giyilen kıyafetleri,rengarek şemsiyeleri,yağmurlu havalarda istiklalde yürümeyi sonra sıcacık bi kahve içip ısınmaya çalışmayı...
off çok özlemişim ya şimdi yazınca daha çok farkettim.

06 Temmuz 2009 Pazartesi

pazar-ertesi

uzun zamandır olmadığım kadar mutluyum bugün.nedeni yok üstelik..güzel şeyler olacak sanki.bazen yere çarpıp hızlıca yukarı çıkmak kadar etkilisi olmuyor yenilenmek için.batmak ve gerisin geriye daha da kuvvetli olarak çıkmak yukarıya.becerebilmenin huzuru olmalı bu.hakettiğimi almak için hırslı olmam gerektiğini hiç düşünmemiştim.yavaş yavaş öğreniyoruz işte..yaşıyoruz ve böylece öğrenmiş oluyoruz.
çok sanlıyım ben ..
çokta mutlu..
şükürler olsun.

05 Temmuz 2009 Pazar

bana artık söz vermeyin!

çok ciddiyim.
bana artık söz falan vermeyin.hayır anlamadığım şey madem tutmayacaksın neden söz veriyosun öyle değil mi?
zevk mi alıyosun bundan.
nasıl bir alışkanlık haline gelmiş hastalıktır bu anlamış değilim gerçekten.
söz dediğin şey hakkaten namustur ya.tamam belki çok abarttım belki ama hassas bir olgu bence.

gerçekleştiremeyeceğimiz sözler vermeyelim kimseye..
lütfen!..

02 Temmuz 2009 Perşembe

02.07

şu insanları gerçekten anlamıyorum..
istedikleri bişeyi yapıyorken neden mutlu değillermiş gibi davranırlar.nazar değiceğinden falan mı acaba?gerçi keşke bunun kadar mantıklı olsa gerçi!

21 Haziran 2009 Pazar

üzücüymüş hakkaten

Film izlemediğimi farkettim.
Gerçekten, o kadar uzun zaman oldu ki, en son hangi filme gittiğimi bile hatırlamıyorum.
Film izlememek insanı aptallaştırıyor. Artık ne yazacak birşey bulabiliyorum, ne fotoğraf çekebiliyorum ne de birşeyler karalayabiliyorum. Eskiden, hatırlıyorum da.. Ben kitap okurdum.
Okur yazar bir gençtim.
Meraklıydım. Sürekli araştırırdım birşeyleri. Yeni çıkacak filmlerden haberim olurdu.
Geçen gün arkadaşımla nautilus civarlarında dolaşırken "olm harbiden yeni film geliyo mu böyle güzel, biliyo musun?" diye sordum. Ve bu mallığımı işte tam o an hissettim!
Mango'dan pantolon bakmayı biliyordum ama iş sanata, üretmeye gelince pek bir tembelleşiyordum.
Birilerini beklerken kitap baktığımı, dvdlere göz gezdirip heyecanlandığımı hatırlıyorum..
Yatmadan önce kitap okuduğum günler ise daha dün gibi aklımda..
Peki neden böyle oldum ben, neden böyle yüzeysel oldum.
Zamanında bir fikri beğenmeyip "ı-ıh, düz mantık" dediğim fikirleri oluşturan beyinler kadar düzleştim.
Ve sanırım bunun nedeni, zaman, para, psikoloji falan değil.
Tamamen sinemayla ilgili.

19 Haziran 2009 Cuma

long road

uzuuun bi yola çıkasım var.hatta yolda dinleyeceğim müziklerimi bile hazırladım.zaten uzun yol demek ;iyi bir yol arkadaşı,harika müzikler ve servisten yeni çıkmış bir araba demektir benim için.gerçi sonuncusuyla ben pek ilgilenmem.çünkü arabalarla pek ilgilenmiyorum.bunun sebeplerinden biride belki hala ehliyetimin olmamış olması olabilir kuvvetli ihtimal tabii bu.
herneyse uzun yol demiştim.evet çok iyi geliceğine inanıyorum.gitmeliyim ama nereye?ve kiminle?

17 Haziran 2009 Çarşamba

3*30=90

evet...herşey bitti..
amcam evlendi..ülkesine geri döndü...
sınavlarım bitti...
ve tatil..
3 ay tatil olması ne saçma
abi 3 ay tatil mi olur yaa.
tekrardan lost a mı başlasam :S

30 Mayıs 2009 Cumartesi

gel-ecek-

evet...
geleceği özlüyorum.
gelecek özlenir mi?demeyelim...
özlenir tabii...
insan eğer yaşadığı şeylerden ve geçmişinden pek memnun değilse ve geriye dönüp baktığında yüzünü gülümseten pek fazlada bişey yoksa gelmemiş geleceğini özlermiş...
tuhaf bir duygu bu aslında...yani gelmemiş bir zaman dilimini bu kadar arzulamak,özlemek vs...


B.S

27 Mayıs 2009 Çarşamba

kahve iyidir,güzeldir




ve canım arkadaşım duygunun elinden türk kahvesi...

olduramadım

eğer parmağımızı şıklattığımız zaman değişen bir hayatımız yoksa ; parmak şıklatmaktan daha farklı bişey yapmamız gerekiyor demekki...

biraz felsefik oldu ama öyle hakkatende.mesela ben çoğu insan gibi herşey hemen olsun;beni yormasın,üzmesin vs derdim devamlı...ama işte olmuyomuş o...biraz sonradan anladım.
gerçi geçte olsa anlamış olmam güzel bişey.
neyse


B.S.